Dubai Vizesi

Dubai Vizesi

Dubai vizesi, Türk vatandaşlarına yabancı ülke vatandaşlarına veya herhangi bir vatandaşlığı olmayan kimselere Dubai’ye turist olarak gitmeleri amacı ile verilmektedir. Almış olduğumuz Dubai (Birleşik Arap Emirlikleri) vizesidir, Dubai vizesi ile Birleşik Arap Emirliklerinin (Dubai, Abu Dabi, Acman, Fuceyre, Resu’l-Hayme, Sharjah ve Ummul-Kaveyn) yedisine de giriş hakkı verir. Dubai vizesi 2 aylıktır, 2 ay içinde 28 gün kalma hakkı verir.

Elektronik Dubai vizenizi yandaki formu doldurmak sureti ile, ödemesi yapıldıktan en fazla 3 gün içinde vizenizi e-posta adresinize ulaştırıyor olacağız. Dubai vizenizin işlem süresi hesaplamasında Dubai Konsolosluğu'nun perşembe yarım gün çalıştığını ve Cuma tatil günü olmasına dikkat edilmesi gerekmektedir. Dubai vize için gerekli evrakları Dubai vize başvuru formuna eklemeniz yeterli olacaktır. Dubai vize fiyatı 97$ Amerikan Doları’dır, Dubai vize ödemenizi IVR (sesli yanıt sistemi) ile ödeyebilirsiniz. Türk Lirası ödemenizde günün merkez bankası kuru dikkate alınacaktır.

Dubai Vizesi
Vize Başvuru Formu
Cinsiyet*
  • Bay
  • Bayan
Vize Türü *
  • Vize Türü *
  • 1 Aylık Tek Girişli
  • 1 Aylık Çok Girişli
  • 3 Aylık Tek Girişli
  • 3 Aylık Çok Girişli
Vize Ücreti : 37$
İhtiyaç Duyulabilecek Dökümanlar
  • Pasaport,
  • Bir adet vesikalık resim.
Dubai Vizesi Hakkında

Dubai’nin geneline baktığınız zaman özellikle de bir Arap Emirliği olmasına rağmen giyim kuşam konusunda bir zorlayıcılık yoktur. Erkeklerin giyim tarzları ayak bileklerine kadar inen tunik kıyafetlerden oluşmaktadır. Genel renk anlayışı güneşinde etkisinden dolayı beyaz yönünde olur buna karşın kundura giyen erkekleri de görmemek mümkün değildir. Kadınlar ise genellikle abiye tarzında bir giyim şekline sahiplerdir. Kadınlarda öne çıkan renkler ise siyah olmuştur. Kadınlar giyimlerinde biraz daha tutucu davranırlar ve giysileri neredeyse topuklarına kadar kapalı olacak şekildedir. Bu şekilde bir kıyafet tercihinin nedeni ise güneş koşullarında en uygun kıyafet olmasındandır. Ancak Dubai’ de yabancıların giydikleri kıyafetler konusunda farklı bir tutum söz konusudur. Uygunsuz kıyafetler şeklinde nitelenen giyimler ülkede yasak olarak değerlendirilebilmektedir. Bu nedenle de ülkeye gezi için gelecek kişilerden giyim kuşamları konusunda yöresel yapıya uymaları da önerilmektedir. Ülkede yer alan camileri ziyaret etmek isteyenlerin ise özellikle bu kıyafetlere daha dikkat etmeleri gereklidir. Örneğin kapri şort veya pantolonla camilere girilmesine izin verilmemektedir. Bu yasaklar bayanların kıyafetlerinde de görülebilmektedir. Örneğin dize yakın etek giymek ya da dar bir pantolonla camiye girilmesine izin verilmez.

Spor
Dubai spor konusunda da hassastır en fazla tercih edilen spor oyunları futbol ve kriket olmuştur. Dubai’de dikkat çeken bir durumda tenis şampiyonası düzenlenmesidir. Bunun yanı sıra çöl sporları da ülkede bir hayli fazlaca ilgi odağıdır ancak golf sporu her zaman dünyada da ilgi çekmiştir. Bugün dünyadan bir çok sporcu ve de izleyici dubai’ye şampiyona izlemek için gelmektedir.

Dubai’nin ilk kurulma tarihi olarak yaklaşık olarak 1095 gösterilmektedir. Ancak ilk yerleşim olarak 1799 geçerli sayılır o dönemde Beni yas kabilesinden 800 kişinin bölgeye yerleştiği ve bugünkü Dubai Koyu’nun bulunduğu yerde yaşam belirtileri verdikleri bilinmektedir. 1892 yılından itibaren ise İngiltere ile himaye sözleşmesi imzalanmış ve bu sayede bölge İngiltere’nin kontrolü altındadır. Bu durum yukarıda da belirttiğimiz üzere 1971 yılına kadar devam etti ancak bağımsızlığını ilan ettikten sonrada atılım göstererek bir ticaret merkezi haline gelmeyi başarmıştır. Bunda ülkede yer alan limanın da etkisi büyüktü. Çünkü liman aynı zamanda önemli bölgesel bir noktayı da elinde bulunduruyordu. O zamandan bugüne kadar gelindiğinde ise Dubai günümüzde artık dünyanın en gelişmiş ticaretine sahip ve de ekonomik anlamda gelişmesini sürdüren bir kent olarak bilinmektedir. Limandan bugün yolcu ve kargo taşımacılığı da önemli ölçüde gerçekleştirilmektedir. Dubai ‘ de ekonomi petrol üzerine kurulmuş gibi görünse de aslında petrol ticarete atılmada öncülük etmiştir ancak bugün gelinen noktada gayrimenkul konusunda da ciddi bir şekilde atılım sağladığını ve gelir elde ettiğini söyleyebiliriz. Dubai artık ciddi anlamda dünyanın da gözünü üzerine diktiği gerek spor müsabakaları konusunda gerekse inşaat projeleri noktasında ilgi çeken bir yer olmuştur. Örneğin dünyanın en büyük binası olma özelliğine sahip Burç Halife (Burj Khalifa) buna en büyük örnek olarak gösterilmektedir. Ancak onunla yetinmeyerek kentte bir sürü gökdelen ve binalarda gösterilebilmektedir. Dubai son dönemlerde petrolden aldığı gücü gayrimenkulde değerlendirmiş ve bunu da gerçek anlamda usta bir şekilde ele almıştır. Zira bunu Palmiye adalarından çok iyi anlayabiliyoruz. Dubai bugün eğer ki sembol bir ülke konumundaysa bunu da ticari zekâsına borçludur. Dubai denildiğinde akla gelen ilk şey Palmiye Adaları olmuştur ancak adaları da 3 ayrı ada şeklinde düşünmek doğru olacaktır. Bunlar şu şekilde sıralanabilmektedir.
1. Palm Derya
2. Palm Cumeyra
3. Palm Cebel AliDubai her geçen gün büyüyen ekonomisi ve iş alanlarıyla birlikte artık büyük bir iş göçünü de kendine çekmeyi başarmıştır. Bu bağlamda emlak piyasasında oldukça büyük hareketlenmeler olmuştur. Gerçi 2008-2009 yıllarında dünyada yaşanan ekonomik kriz burayı da etkilemiş olsa da aslında çok fazla bir bozulmanın da olmadığı günümüzde görünmektedir.

Dünyanın En Pahalı Şehri
2012 yılında yapılan bir araştırmanın sonucuna göre Dubai Ortadoğu’nun en pahalı kentleri sıralamasında birinci olarak gösterilmiştir. Dünya’da ise 22. Sırada yer almaktadır. Lakin tüm bunlara rağmen Dubai dünyada yaşanılabilecek en iyi kentlerden de bir tanesi olarak bilinmektedir.

Coğrafya
Dubai Basra Körfezinin kıyısında yer almaktadır. Denize seviyesi ise tahminen 16 metre mesafededir. Güneyinde Abu Dabi, K. Doğusunda Şarika, G. Doğusunda ise Umman yer almaktadır. Dubai’de yaklaşık olarak 15.000 km2’lik bir alan denizin doldurulması neticesinde oluşturulmuştur. Bu da hepsi dâhilinde toplamda 1588 km2’lik bir alan genişliğine sahip olması demektir. Dubai’nin bir özelliği de Arap çölü ile birleşik olmasıdır. Bu nedenle de güney yönünden çok farklı bir görüntüye sahiptir. Dubai denildiği zaman akla kum ve çöl gelmesinin de birinci nedeni budur. Dubai’de çöl kumları ciddi anlamda güzel bir görüntüye sahiptir temiz ve açık renkte görünür.

Dubai Arap yarımadasında yer alan ve Birleşik Arap Emirliklerini oluşturan 7 emirlikten bir tanesidir. 1900’lü Dubai küçük bir balıkçı kasabasıyken, 1969 yılında Dubai’ de petrol bulunması ve ihracatın başlanmış olması ile bu zamana kadar himayesi altında olan İngiltere bölgeden çekilmiştir. İngiltere’nin çekilme kararı Dubai’nin kendi başına hareket etmesini kolaylaştıracak olan bir girişim başlatmasına neden olmuştur. Böylece 1971 yılında Arap Birleşik Emirliklerini kurulması ile Dubai’ de petrol üretimi başlamış ve ülke ekonomisi de ciddi anlamda yükseliş içerisine girmiştir. Sürekli yapılan ihracatlar nedeniyle de büyük bir ticaret, alışveriş ve de turizm kenti olmayı başarmıştır. Dubai Arap Emirlikleri arasında 2. Yüzölçümü büyüklüğü bakımından 2. Sırada yer almaktadır. Toplamda 4,114 km2 bir büyüklüğe sahiptir.